top of page
2.png

Son Sığınak

2022

Empresyonizm

Son Sığınak

Ayşe Türkmen’in "Son Sığınak" adlı eseri, modern insanın doğaya ve köklerine dönme arzusunu, pastoral bir dinginlik içinde görselleştiren son derece atmosferik bir çalışmadır. Sanatçı bu kompozisyonda, medeniyetin gürültüsünden uzakta, doğanın kalbinde yer alan bir yapıyı (muhtemelen bir göl evi veya dağ kulübesi) sadece mimari bir unsur olarak değil, ruhsal bir kurtuluş noktası olarak betimler. Eser, isminin de işaret ettiği üzere, dış dünyanın fırtınaları dindiğinde geriye kalan o güvenli ve sıcak alanı simgeler.

Eserin teknik altyapısında, empresyonizmin ışık ve renk titreşimlerini merkeze alan yaklaşımı belirgindir. Yapının çevresini saran doğa unsurları—belki gölün sakin yüzeyi, belki de koruyucu bir duvar gibi yükselen ağaçlar—yumuşak fırça darbeleriyle ve birbirine geçen renk katmanlarıyla işlenmiştir. Işık, bu sığınağın üzerine, sanki kutsal bir alanı aydınlatıyormuşçasına narin ve huzurlu bir şekilde düşer. Renk paletindeki toprak tonları ve yeşillerin uyumu, yapının doğayla çatışmadığını, bilakis onun bir parçası haline geldiğini vurgular.

Kompozisyonel olarak, "sığınak" imgesi eserin odak noktasına yerleştirilmiş olsa da, onu çevreleyen boşluk ve doğa, yapının yalnızlığını bir terk edilmişlikten çıkarıp, bilinçli bir "inziva" haline dönüştürür. Çevredeki nilüferler, söğüt dalları veya karlı dokular; bu mekanın zamanın akışından bağımsız, kendi iç ritmine sahip bir mikro-evren olduğunu hissettirir.

"Son Sığınak", Ayşe Türkmen’in fırçasında fiziksel bir mekandan çok daha fazlasını ifade eder. O, zihnin yorgun düştüğünde gitmeyi hayal ettiği, kapısının her zaman açık olduğu, sessizliğin ve huzurun hüküm sürdüğü o düşsel vatandır. Sanatçı, bu eseriyle izleyiciye "Senin son sığınağın neresi?" sorusunu sordurarak, herkesi kendi içindeki o güvenli limanı keşfetmeye davet eder.

Hemen İletişime Geçin:

+90 535 040 43 24

Whatsapp PNG.png
bottom of page